logo
Published on Türk Burslular Birliği (http://burslu.org/portal)

Açık Mektup...

TBMM TEMSİLCİLERİ, DİĞER YÖNETİCİLER, BASIN, VE HALKIMIZA AÇIK MEKTUP

Bu metni yurtdışında yüksek lisans ve doktorasını burs alarak yapan ve yapmış olan öğrenciler adına ülke dışındaki durumumuzu ve ülkemiz adına yüklendiğimiz fonksiyonların altını kabaca çizmek amacıyla bilgilerinize sunuyorum.


Bizler Gururluyuz Çünkü:

Bizler bilgi, yetenek, başarılarını sınav sonucu ispat ederek MEB’ından burs almayı hak kazanmış, ve yurt dışında eğitimini başarıyla tamamlamış, fakat çeşitli nedenlerden dolayı ülkemize dönememiş kişileriz. Bizler aldığı bursu geri ödemenin bir vatandaşlık borcu olmasının da ötesinde insanlık ve dürüstlük görevi olduğunun farkındayız. Aldığımız parayı geri ödemek, koşullarımızın elverdiği sürece, bizlerin onur ilkesidir. Şunun da farkındayız ki devlet desteği olmasa idi, yabancı bir ülkede eğitim görmek birçoğumuz için hayalden ibaret olacaktı.


Bizler Türkiye’mizin Gönüllü ve Ücretsiz Tanıtım Elçileriyiz

Burada dünyanın heryerinden gelmiş halkın içinde yaşayan, yakın temas, ve ilişki içinde olan biz akademisyenler ülkemizi, kültürümüzü, tarihimizi, ve kimliğimizi başarı ve gururla sürdürüyor ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Bizler, başarılı yurtdışındaki bilimciler, ülkemizin bugünkü ve yarınlarının bilimcileri ve temsilcileriyiz. Bizler, Türkiye ve Türkiye adına kabul edilemeyecek demokrasi, cumhuriyet, laiklik, bağımsızık, ve diğer ilkelerimize aykırı düşen yada düşebilecek bir siyasi, dinci, zihniyet, grup, görüş, ve failiyetin temsilcileri değil, güzelin, doğrunun, adaletin, eşitliğin, ve bilimin temsilcileri, Türk halkının ve devletinin hakiki, gönüllü, ve ücretsiz elçileriyiz. Bizler dişi, tırnağı, alınteri, ve beyin gücü ile Anadolu’nun her köşesinden ve kesiminden geldiğimizden gerçek Anadolu halkının bütün renklerini içermekte ve her yönü ile temsil etmekteyiz.

Bu tanıtım ve temsilcilik örneklerini kısaca ve basitçe aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür. Buradaki hemen hemen her Amerikan vatandaşı ”AYASOFYA” müzesinin “Constantinople”’da olduğunu çok iyi bilmesine rağmen, bu şehrin şimdiki isminin “İstanbul” olduğunu, İstanbul’un Türkiye’de olduğunu, ve Türkiye’nin dünyadaki coğrafi konumunu ne yazıkki bilmemektedir. Bizler bunları onlara detayları ile açıklıyor ve ülkemizi tanıtmak için ceplerimizde dünya ve Türkiye haritası taşıyoruz. Benzer bir şekilde, Türkiye ve Türk halkını duymuş olan Amerikalılar bile dilimizin Arapça, ve bizlerin Arap olduğumuzu sanmaktadırlar. Ne yazık ki, bu yanlış kanı sınırlarını paylaştığımız ve yakın ilişkilerde bulunduğumuz ülkelerin vatandaşları tarafından da paylaşılmaktadır. Bu yanlış izlenimlerin nedeni ise her ne kadar Türk Konsoloslukları ve resmi temsilciler ellerinden geldiği kadar ülkemizi tanıtmaya calışsa da birebir ilişkiler kadar etkili olamamaktadır. Ülkemiz hakkında yanlış kanaat sahibi olan yabancılar ve Amerikalılar, hattaYunanistan’ı birden fazla kere ziyaret etmiş olsalar da, Türkiye’yi ziyaret etmeye çekindiklerini bildirmektedirler. Ancak bizler onlara gerçeği gösterip kanıtladığımız takdirde Türkiye hakkında bilgiler toplamakta ve ilk fırsatta Türkiye’ye gitmeyi planlamaktadırlar. İlave olarak, burada Türkiye aleyhine propaganda yapan Yunan, Ermeni, ve Kürt gruplarıyla tanışıp, konuşup, tartışarak bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Bu iletişim ve bilgi alışverişinden sonra bu bireyler Türkleri yanlış tanıdıklarını açıklıyorlar. Bunun güzel bir örneği, Yunanistanlı arkadaşların bizleri tanıyıp birbirine benzer türkülere, ağıtlara, danslara, ve mutfağa sahip olduğumuzu farkettiklerinde nasıl Türk ve Yunan halkının ikiz kardeşlere benzediğini açıklamaları. Benzer şekilde, diğer yabancılara Hıristiyanlığın kitabı olan ve her gün milyonlarca kişi tarafından okunan İncil'in bahsettiği birçok şehir ve bölgenin Türkiyemiz sınırlarında bulunduğunu, ve Hıristiyanlığın en büyük müritlerinden biri olan ve “Paul” adıyla bilinen şahsın Adana-Tarsus yöresinden olduğunu açıkladığımızda hayrete düşmekteler, zaman geçirmeden etrafına yaymakta, Türkiye hakkında derin bilgiler edinerek inanılmaz bir şekilde Türkiye’ye odaklanmaktadır.

Bu yüzden, bir ülkenin sunduğu ve saygı gösterdiği en yüksek öğretim derecesini ellerinde tutan bizler, gerçek halkın içinde yaşayarak, çalışarak, birebir iletişim ve ilişki kurarak ülkemizi sınırlı tanıtabilen bir reklam aleti olarak değil, yürüyen, konuşan, gören, anlayan, tartışan, düşünen, ve ülkeyi en iyi bir şekilde tanıtan ve temsil eden elçileriz. Bir ülkenin bu denli detaylı tanıtımının devletin yapmaya çalıştığı resmi girişimler bazında dahi mümkün olmadıgı kanısındayız. Bütün bunları sağduyusu olan biri yada birileri bizlerin cezaya değil mükafata layik olduğumuzu takdir etmesini beklemek bizlerin hakkıdır.
Bunların yanısıra, Türkiye gibi çok çeşitli kültürün, inancın, görüşün, ve anlayışın hakim olduğu bir ülke insanı olarak bizlerin dışında ya da arasında bir kaç Türkiye aleyhine failiyette bulunan kökdenci yada değişik fikirlere sahip kişiler olabilir. Bunlar istisnadır ve hiç bir zaman bizleri de kapsayacak şekilde genelleştirilmemelidir. Dahası kişisel olarak ben yarın vatanıma, burcu burcu kokan Ceyhan’ın sokaklarına yada en ücra köşeşine dönmeyi ve hizmet etmeyi garanti edebilirim, eğer biri yada birileri anne ve babama üç öğünlük normal beslenme maddelerini alabilecek bir gelir ve işşiz olan üç kardeşime iş sağlayabilse. “İleride aileme yardım edebileceğim" umudu burada kalmaya çalışmamın tek nedenidir.


Fakat Bizler Maddi ve Manevi Yokluk İçindeyiz

Çeşitli nedenlerden dolayı ülkemize dönememiş, dönmemiş yada dönmesine imkan verilmemiş, ve burada yerli insanlari kendi dillerinde üstün bir başarı ile aşıp gerçek bilimci olduĝumuzu kanıtlayarak iş bulmuş olmamıza rağmen şu an çeşitli maddi ve manevi yokluk, kabus, bunalım, ve stres içinde bulunmaktayız. Bunların başlıca sebebi ise ortalama olarak 100 bin doları aşan dil, yüksek lisans, ve doktora çalışmaları için harcanan ana para artı %50 ceza, ve Türkiye koşullarında mümkün olabilecek en yüksek ve çok ağır bir faizin uygulanması ve bunun belirli ve çok kısa bir zaman çerçevesinde ödenmesi gibi adaletli olmayan bir koşulun içinde olmamızdır. Yani 8-10 yıl boyunca aldığımız bursların imkansiz koşullarda geri ödenmesinin devletimiz tarafından isteniyor olmasıdır. Örneğin, yaklaşık $2,000 maaşla $100,000 üzerinde olan ana para borcumuzu beş yılın içinde ödememiz kanunlastırılmıştır. Dahası ana borç ödendikten sonra istenen, bu “ASTRONOMİK” faiz miktarları ben ve benim gibi ülkesi için hayatını feda edecek, gelişmesi ve tanıtımı için her türlü faaliyetler gösteren ve ömrü boyunca gösterecek aydın bilim temsilcilerini derinden yıkmıştır, yıkmayada devam etmektedir ve en önemlisi bizlere insanca yaşama hakkı vermemektedir. Öyle görünüyor ki benim durumunda olan ve çeşitli nedenlerle ülkemize dönememiş burs gazileri sizlerin bu konuda duyarlı olmadıĝı takdirde hayatları boyunca borç ödeyecekleridir.

Siz, sayın vekillerimizin ve yöneticilerimizin, ülkemiz adına çok büyük önem taşıyan bizlerin ağır borç yükü altında ezilmesine, ve bu borç dolayısıyla maddi ve manevi sıkıntılar içerisinde kalmamıza müsaade etmeyeceğinize bütün kalbimizle inanıyoruz. Bütün bu zorluklar bizim buradaki çalışmalarımızı derinden etkilemekte, ülkemizi başarıyla temsil etme misyonumuza ciddi darbe vurmaktadır. Şu andaki burslulara uygulanan ve faiz olarak ödememiz istenen fakat maddi gücümüzün asla olanak vermedigi faizin iyileştirilmesi yönünde atacağınız her adım büyük bir sorunu çözecek, yurtdışında zor şartlar altında çaba sarfeden pek çok akademisyeni vatana daha yararlı bir hale getirecek, ağır borç yükü altında ezilmekten kurtarıp çalışmaya yönlendirecek, ve ayrıca ileride yurda geri dönmelerini de teşvik edip kolaylaştıracaktır.

Özetle, asıl borcumuzu ödedikten sonra, bizden “asıl borcun faizi” olarak istenen ve eğitim amacı altında dünyanın hiç bir yerinde eşine rastlanmayan bu aşırı faiz miktarının iyilestirilmesini istemekteyiz. Tutarlılığınızı bu alanda göstermeniz ülkesi için çaba sarfeden ve faydalı olan bir çok Türk gencini destekleyerek bulunduğu koşulları iyileştirmiş olacaksınız. Ve bizler sizlere ömür boyu müteşekkir olarak ülkemizi ve halkımızı yurtdışında başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz.


Ben Kimim?

Ben vatanına ve milletine hamal olarak hizmet etmiş bir babanın ve iki aylık bebeğini 4-5 yaşındaki çocuklarının ellerine bırakmak zorunda kalan ve Çukurova’nın pamuk ve çeltik tarlalarında çocuklarının karnını doyurmak için ırgatlık etmiş bir annenin sekiz çocuğundan biriyim. Bu sekiz çocuktan sadece ben aklınıza gelebilecek hertürlü işlerde yılmadan çalışarak, hatta üniversite günlerinde tuvalet temizleyerek üniversite eğitimini tamamlama şansına kavuştum. Ailemin bütün malvarlığı iki odalı bir gecekondudan ibarettir. Şu an ABD’deki Texas A&M Üniversitesinde araştırma bilimcisi olarak çalışmaktayım. Bu şansı da Milli Eğitim Bakanlığımınızın açtığı bir sınavda üçüncülük başarısı göstererek burs karşılığında elde etmiş bulunmaktayım.

İlgilerinize teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla,


Yard. Doç. Dr. Mustafa Mırık

Texas A&M University
Agricultural Research and Extension Center
6500 Amarillo Blvd. West
Amarillo, TX 79106
Telefon: (806) 354-5834
Faks: (806) 354-2934
MMirik@ag.tamu.edu

Modern Evler Mah. 170 Sk. No: 8, 01960 Ceyhan-Adana


Source URL:
http://burslu.org/portal/node/25