![]() |
5535 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi sonrasında borç hesaplaması ve atamalarla ilgili işlemlerde ortaya çıkan tereddütleri ve yanlış anlamaları gidermek amacıyla Derneğimiz girişimde bulunmuş, bunu takiben Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık Personel Başkanlığı bu konuda yol gösterici genelge ve tebliğler yayınlamıştır. Ancak, YÖK'ün ilgili genelge ve tebliğ ile bunlara dayanak olan 5535 sayılı Kanunun iptali için yaptığı başvuru Danıştay tarafından tarafından ciddiye alınmış, genelge ve tebliğin yürütmesi durdurulurken, 5535 sayılı Kanunun 1. ve 2. maddelerinin iptali için de Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur.
Danıştay'in Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı ve ilki geri çevrilen başvuruda yer alan iddialar gerçeklerle bağdaşmamakta olup, 5535 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler bizzat Anayasa'mız ile güvenceye alınmış |
- Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu (2. madde)
- Herkesin ayrim gözetmeksizin yasalar önünde eşit olduğu (10. madde)
ilkelerinin gerçek hayatta yaşama geçirilmesine olanak sağlamayı amaçlamış bir kanundur.
Yurtdışı ve yurtiçi lisansüstü yükseköğrenim konularında mevcut yasa ve yönetmeliklerin günün şartlarının gerisinde kalması ve birçok eğitim kurumunda Anayasamızın 10. ve 70. maddeleriyle güvence altına alınan hakların keyfi olarak ihlal edimesi nedeniyle ortaya çıkan manevi mağduriyete, son derece ağır şartlar içeren sözleşmelerden doğan boçlar ve geçmiş yıllardaki ekonomik krizlerden doğan abartılı faizlerin eklenmesiyle, genç bilim insanlarımızın üzerindeki mağduriyet katlanılamaz boyutlara ulaşmıştır. TBMM'deki tüm siyasi partiler bu konuya hassasiyet ve sağduyu ile yaklaşmış, bu sorunların çözülmesi amacıyla ve örnek bir uzlaşma ile 5535 sayılı Kanunu yasalaştırmıştır.
Bu kanundan yaralanan kişiler Türkiye'mizin yüz akı, en başarılı öğrencileri arasından merkezi sınavlarla seçilmiş, tamamı devlet güvenlik soruşturmasından geçmiş, Türkiye'nin her yerinde devlet memurluğu yapabileceği sağlık kurullarınca belgelenmiş, devlet bursunu alabilmeleri için mevcut devlet memurluğu veya üniversite asistanlığı görevlerinden istifa etmeleri şart koşulmuş, bunun ardından ya yeniden YÖK tarafından üniversitelere atanmış ya da MEB tarafından "resmi-burslu öğrenci" statüsü verilmiş kişilerdir. Yurtdışına gönderilen bu kişiler dünyanın en saygın üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yapmış, edindikleri bilgi ve tecrübeleri genç kuşaklara aktarmak için de Türkiye'de hizmet etmek istemişlerdir. 5535 ile zaten yurtdışına gönderilme amacına uygun olan bu yol açılırken, kendilerine yapılan harcamaların çok çok ötesinde bir borç yükümlülüğü altına sokulan kişilerin borçlarına da yeniden yapılandırma olanagı tanınmış ve kısmi faiz affına gidilmiştir.
Danıştay'in daha once 5535 hakkında istediği "yürütmeyi durdurma" talebini reddeded Anayasa Mahkemesinin, 5535 sayılı Kanunun 1. ve 2. maddeleriyle ilgili esas üzerindeki görüşmesini ancak 2007 sonuna doğru yapabileceği tahmin edilmektedir. Yüce Mahkemenin bu konuyu mevcut uygulamayı da göz önüne alarak detaylarıyla inceleyeceğine ve Anayasamıza aykırı bir durum olmadığını tespit edeceğine inanıyoruz.
Ekler:
