Milletvekilleri'ne Açık Mektup

Değerli Milletvekilleri,

TBMM genel kurulunda bir süre görüşüldükten sonra geri çekilen “Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı” kapsamında bulunan yurtdışında yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerin faiz borçlarının affedilmesi ile ilgili maddeleri hakkında bazı hususları dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Öncelikle tasarının geri çekilmesinin bizlerde çok derin bir hayal kırıklığına sebep olduğunu belirtmek isterim. Tasarının yasalaşması çoğu yurtdışında bulunan yüzlerce genç akademisyen arkadaşımızın sorunlarını çözecekti. Bizleri ağır borç yükünden kurtaracak ve tekrar yurda geri dönüp görev almamızı teşvik edip kolaylaştıracaktı. Fakat bizler yine de bu kanun tasarısının tekrar gündeme gelip yasalaşabileceğine inanıyoruz ve bu konuda desteğinizi bekliyoruz.

Karşılaştığımız zorlukları sizlere somut olarak anlatabilmek için kendi yaşadıklarımı özetle ifade etmek istiyorum Benim sorunum aldığımız burslardan doğan borcun ceza ve faizlerinin çok fahiş miktarlarda olması.

1995 Ocak ayında MEB adına master ve doktora yapmak için ABD’ne geldim. Öğrenimimi başarı ile sürdürken --ki MEB'dan çok defa derslerimdeki başarılarımdan dolayı teşekkür belgesi aldım-- 2001 yılı Mart ayında doktora için verilen sürenin 6 yıldan 5 yıla indirildiğini belirten bir yazı aldım. (4 yıldan sonrası zaten resmi-burssuz statüde idi). Benim doktorada 5 yıllık sürem ise Haziran 2001 de bitmekte idi ve kalan 3 aylık sürede doktoramı bitirmem mümkün değildi ve mümküm olmadı. Öncelikle yapılan bu değişikliğin gerekli planlamaları yapmak için yeterli zamanı olmayan eski öğrencilere uygulanmasının makul ve adil olmadığını düşünüyorum.

Bahsettiğim yönetmelik gereği öğrencilikle ilişiğim kesildi ve borç ödeme süreci başladı Bu noktada da yeni ve büyük bir sorun daha ortaya çıktı: borcuma çıkarılan astronomik miktardaki ceza ve faizler.

Öğrenimime 1996 öncesi başladığım için bana hem TL hem de dolar cinsinden borç çıkarıldı (1996 Ağustos u öncesi TL, sonrası dolar olmak üzere). Son 4-5 yıldaki ekonomik şartlar gözönüne alındığında özellikle TL borcuna uygulanan ceza ve faizler gerçekten astronomik boyutlarda, şöyle ki: Borcumun çıkarıldığı tarih 31 Temmuz 2001 ve uygulanan döviz kuru 1 ABD doları =1.324.764 TL. TL borcumun ana kısmı 34 milyar TL (küsuratları siliyorum) ve buna %50 ceza uygulandı ve borcum 52 milyar TL oldu. Ayrıca 35.000 $ da döviz borcu çıkartıldı.

Bu borcu ödemek için belirtilen şartlara uygun ödeme planı yaptım. Plana bağlı kalarak TL borcumu 3 senede ödedim, dolar borcum ise 5 senede ödenecek şekilde planlandı. Ekim 2004 te TL borcumun ana borcu bittikten sonra faiz kısmı bildirildi. Gelen faiz miktarı anaparanın kendisi kadardı: 52 milyar TL.

4 yıl önceki ABD dolarının değeri şu anki değeriyle hemen hemen aynı seviyede. Üstelik Türkiye'deki enflasyon oranı çok düsük seviyeler inmiş durumda. Fakat bütün bunlara rağmen TL borcuma %60 a varan faiz oranları uygulandı.

Bu şartlar altında ortaya çıkan tablo dolar borcuna hem %50 ceza uygulamak hem de %60 a varan oranlarda faiz uygulamakla eşdeğer. Acaba dünyanın neresinde bu kadar yüksek cezalar ve faizler uygulanmakta? Bu kadar insafsız bir borç hesabı aklıma devletimizin maddi durumu çok parlak olmayan bu insan grubu üzerinden para kazanmaya çalıştığı izlenimini getiriyor.

Şimdi ben hem TL borcumun faiz kısmını hem de dolar borcumdan kalan kısmının taksitlerini ödemek durumundayım. Bana verilen süre içinde her iki borcu ödemem mümkün değil; çünkü aylık elime geçen para toplam ödemem gereken taksit miktarından daha az.. Bulunduğum akademik işten aylık elime geçen para 2391 $ iken aylık ödemem gereken miktar 2440 $. Kendim, eşim ve 2 çocuğum hiçbirşey yemezsek dahi bu borcu ödemem mümkün değil.

Özetle benim durumum bu. Buna benzer durumda olan pek çok arkadaşımız var. Bu insanlar yurtdışında zor şartlar altında çalışmakta vize sorunları ve ağır borç yükü altında taşıması güç problemler altında ezilmektedirler. Sizlerden beklentimiz borçlarımızı makul seviyeye indiren bu yasa tasarısının bir an önce yasalaşması için elinizden gelen çabayı göstermenizdir.

Şimdide daha genel olarak burslu öğrencilerin sorunları ve ülkeye nasıl daha fazla faydalı olabilecekleri konusunda fikirlerimi söylemek istiyorum.

Resmi burslu öürencilerin geri dönememe sebepleri çok çeşitli ve çoğu zaman kendi iradeleri dışında. Geri dönememenin başlıca sebepleri şöyle sıralanabilir: 1. Doktora veya masterı zamanında bitiremediği için geri çağrılma. Doktora ve master için gereken süre branştan branşa hatta okuldan okula çok değişkenlik göstermekte fakat herkese aynı süre verilmektedir. (Mesela ben doktoramın bitmesine bir seneden az vakit varken geri çağrıldım.) 2. YÖK tarafından keyfi sebeplerle geri çağrılma. 3. Öğrenim zamanında bitirilip, yurda geri dönülüp görev talep edildiği halde gorev veya kadro verilmemesi, yahut kişinin öğrenim ve donanımına uygun kadro verilmemesi. 4. Doktora sonrası araştırma fırstalarını değerlendirmek için yurtdışında bir süre daha kalma isteği.

Geri dönememiş bursiyerlerin büyük çoğunluğu ya üniversitelerde akademik görevlerde bulunmakta (mesela ben bu durumdayım) ya da özel veya devlet destekli araştırma kurumlarında ya da endüstride görev yapmaktadırlar. Bu tür kalifiye insanların ABD, İngiltere gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ülkemizi başarıyla temsil etmelerinin özellikle içinde bulunduğumuz şu hassas dönemde ülkemiz adına paha biçilmez bir tanıtım ve lobicilik unsuru olduğunu zannediyorum, sizler de takdir edersiniz.
Özetle yurda dönememiş insanlarımız da memleketimize hizmet etmeye devam edebilirler ve ediyorlar.

Devlet bursu ile gönderilen öğrencilerin sorunları uzun vadede müstakil kanunlar gerektirecek kadar kapsamlı. Yine de gündemdeki kanun bazı acil sorunlara çözüm getirmekte ve kalıcı çözüm adına bir aşama teşkil etmektedir. Kanaatimce uzun vadede ele alınması gereken sorunlardan bazıları şöyle özetlenebilir:

    1. Devletin burslu öğrenci gönderirken daha planlı olması, doktorasını bitiren öğrencilerin istihdam sorunlarını en aza indirmesi. Hali hazırda bu büyük bir problem.
    2. Çeşitli sebeplerle yurtdışında kalmış insanlarımız da memlekete hizmet edebilirler. Bu konuda devletimizin geniş düşünüp programlar geliştirmesi yerinde olur.
    3. Ülkeye dönüp hizmet talep etmek her aşamada kolaylaştırılmalı. Şu anki haliyle vaktinde dönülemediği zaman sonrasında geri dönmek çok zorlaştırılmış durumda (mesela o ana kadar ödenmis borcun faizi yine de talep ediliyor). Halbuki yurtdışında daha fazla kalıp tecrübenin artırılması ülkemiz adına zararlı bir şey değil.
    4. Bazı durumlarda mecburi hizmet için tayin edilen üniversiteye dönen arkadaşın ataması yapılmıyor veya yapılmak istenmiyor yahut hakettiği kadro verilmiyor. En azından bu durumlarda diğer kamu kurumlarında veya vakıf üniversitelerinde görev yapmak kabul edilmeli.

Bu kanun tasarısının gündeme gelmesiyle kamuoyuna yansıyan bazı olumsuz tepkilerde dıkkatimizi çekmiştir. Basına da yansıdığı üzere bazı ilgililer tarafından “bu kanunla Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren irticai faaliyetlerde bulunan öğrencilere af getirildiği” ifade edilmiştir. Yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi bu ifadelerin kesinlikle gerçeği yansıttığına inanmıyorum. Devlet bursu ile yurtdışına gönderilen öğrenciler ciddi elemelerden geçmiş, başarılı, aydın ve milletini seven insanlardır. Birçoğunu şahsen tanıdığım bu insanlar yurtdışında da olsa vatan sevgisi ile dolu, vatanına her durumda hizmet etmek isteyen, ülkemize faydalı olacak çalışkan insanlardır. Siz değerli milletvekillerimizin ülkemiz adına çok önemli bu grup insanımızın ağır ekonomik şartlar altında ezilmesine ve bunun neden olduğu psikolojik zorluklar içerisinde kalmasına müsaade etmeyeceğine inanıyorum. Bütün bu zorluklar bizim buradaki çalışmalarımızı derinden etkilemekte, ülkemizi başarıyla temsil etme misyonumuza ciddi darbe vurmaktadır.

Yurtdışına gönderilen öğrenciler arasında eğer ülke menfaatlerine aykırı faaliyetlerde bulunan insanlar varsa –ki ben buna pek ihtimal veremiyorum, olsa da sayıları çok az olacaktır- devletimiz yasal yollarla bu tip insanlara gereğini yapmaya muktedirdir. Bu tip ifadelerle büyük çoğunluğu ülke menfaatlerine faydalı bir öğrenci kitlesini töhmet altında bırakmak büyük bir haksızlık olacaktır. Bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğinizden eminim.

Bu mektubu okuduğunuz için teşekkür eder, bu kanunun yeniden TBMM gündemine gelmesi için elinizden gelen çabayı göstereceğinizi umarım.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla,

Yard. Doç. Dr. Nuh Aydın
Kenyon College
Ohio USA

Tel: +1 740-427-5674
Fax: +1 740-427-5573
E-mail: aydinn@kenyon.edu
http://www2.kenyon.edu/Depts/Math/Aydin/