Sayın Sibel Kahraman bizlerle ilgili olarak 24 Şubat 2006 tarihli AKŞAM Gazetesi'nde Nilgün arkadaşımızın mektubunu yayınlamıştır. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Beyin göçünün bir an önce tersine çevrilmesi gerektiğini ve her giden başarılı gencimizle Türkiye’nin aklını yitirdiğini, bu köşede yazmıştık. Dönmek isteyenlerin de dönemediğini söyleyen Ayşe N. Kaya’nın mektubuna yer vermek istiyorum. Yetkililerin dikkatine.
“1416 sayılı kanun dahilinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan burslu olarak ABD’ye master ve doktora öğrenimine gelenlerdenim. Ben yüksek not ortalamasına ve başarısına bakılmadan 5. yılın sonunda mezun olamadığı için MEB’yla resmi ilişkisi kesilen ve ödeme yapmak zorunda bırakılanlardanım.
FAİZLE BOĞUŞUYORUZ
Daha önce başarılarımdan dolayı ‘Başarı Belgesi’ veren MEB, mevcut yasa ve yürütmelikler doğrultusunda beni ve benim durumumda olan başka bursluları başarısız saydı. Seçim yapmak zorunda bırakıldık: ya doktora derecesi almadan Türkiye’ye dönmek ya da burada kalıp bu kadar emek harcadığımız ve devletimizin onbinlerce dolar para harcadığı doktora derecesini almak.
Dar gelirle, oradan buradan borç alıp, devlete olan borçlarımızi ödeyerek doktoramıza devam ettik. Maalesef bu zor koşullarda mezun olup Türkiye’ye dönen MEB bursluları büyük sorunlarla karşı karşıya kaldılar:
(1) Yönetmelik doğrultusunda ödedikleri miktara mukabil kendilerine faiz çıkarıldı. Devlet üniversitelerinde zorunlu hizmetlerini yapacak olmalarına rağmen ayrıca astronomik miktarlarda faiz istendi.
(2) 5 yıl içinde mezun olup dönemedikleri için daha önce sınavla belirlenen üniversitelerinde kadro yok ise adına burs aldıkları üniversiteye atanamadılar. Aylarca, aileleriyle perişan atamanın yapılmasını beklemektedirler. Halbuki bu kişiler zaten ÖSYM’ce yapılan merkezi bir sınavla Türkiye’nin en başarılı öğrencileri arasından seçilerek burs verilmiş ve Türkiye’deki çeşitli üniversiteler adına yurtdışına gönderilmişlerdi.
Mevcut kanunlar değişmedikçe birçok burslu sefil, devletin paraları da heba olacaktır. Yurtdışına beyin göçü devam edecektir. Şimdiki uygulama maalesef Türkiye’ye dönmeye özendirici değil, aksine dönmek isteyenleri caydırıcı. Şu anda Meclis gündeminde olan “Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İliskin Kanun Tasarısı” ile geri dönmek isteyenlerin astronomik faizleri bir defaya mahsus olarak yeniden uyarlanmaktadır. Bu kanun burslu öğrencilerin sorunlarını çözmede ilk aşama olarak düşünülebilinir. Ancak uzun vadede MEB burslularının beyin göçünü engellemek ya da azaltmak 1416 sayılı kanunun değişmesiyle mümkün olabilir.”
ONLAR AYDIN YÜZÜMÜZ
Ayşe’nin mektubu hataları açık bir şekilde ortaya koyuyor. Şimdi biz, 5 yılda okulu bitiremediler diye mi bu beyinlerden mahrum kalıyoruz. Sanki Türkiye’de üniversite öğrenimi görenler zamanında mezun olabiliyor. Çoğunluk birkaç yıl gecikmeyle diploma alabiliyor. Üstelik devamsızlıktan, başarısızlıktan atılanlara, da her yıl çıkarılan aflarla geri dönme imkanı tanınıyor.
Eğitimin üzerinden siyaset yapanlar, oy telaşıyla her yıl onlarca af yönetmeliği çıkaranlar bu gençlerin sesine neden kulak vermiyor? Çok başarılı oldukları, taşra üniversitelerinde değil de Amerika’nın, İngiltere’nin başarılı üniversitelerinde master yaptıkları için mi? Yarın kritik noktalarda görev alacak kadar başarılı olabilecekleri, Türkiye’nin aydınlık yüzü olacakları için mi?
Sibel Kahraman
24.02.2006
[1]