Sayın Gila BENMAYOR 28 Şubat 2006 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde aşağıdaki yazıyı yayınlamıştır. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
HAFTA sonu e-postalar yağdı yine.
Kimi uzun, kimi kısa.
E-postaları gönderenler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın mecburi hizmet karşılığında yurtdışına gönderdiği burslular.
Yani Milli Eğitim Bakanlığı’nın "resmi bursluları".
Sorunları nedir?
Columbia Üniversitesi’nden Dr. Ahmet Pamuk çok güzel özetlemiş.
Aktarıyorum.
Milli Eğitim Bakanlığı üniversitede not ortalaması yüksek olan öğrencileri yurtdışına gönderiyor.
Pamuk’un belirttiğine göre, amaç yeni açılan üniversitelerin öğretim görevlisi ihtiyacını karşılamak.
Örneğin, Ahmet Pamuk master ve doktorasını ABD’nin iyi üniversitelerinde bitirdikten sonra Columbia Üniversitesi’nde "araştırmacı" eğitimine devam ediyor.
Uzmanlık alanı "deprem mühendisliği".
Milli Eğitim Bakanlığı’nın burslulara eğitimleri için verdiği süre 5 yıl.
Ancak bu süre ABD ortalamasının çok altında.
MEB eğitimlerini tamamlamayan öğrencilere "geri dönün" talimatı verince işler karışıyor.
Herhangi bir "ek burs" talebi olmadan eğitimi tamamlamak için ek süre talebi bakanlık tarafından geri çevriliyor.
Dolayısıyla eğitimlerini tamamlamak için dönmeyen burslular devlete borçlanıyor.
Eğitim borçlanması dünyanın her yerinde var.
Ancak bizdeki fark ağır bir faiz yükü.
YÜZDE 60 FAİZ
Yine Ahmet Pamuk’a dönüyorum.
"Devlete borcumuz hesaplanırken yüzde 60 faiz eklendi".
Oysa, ABD’de eğitim burslarının faizleri enflasyonun altında.
Yani yüzde 1 ile 2 oranında. Üstelik 10 ila 15 yıl gibi uzun vadeye yayılmış.
Türk devleti hem yüksek faiz uyguluyor, hem 3-5 yıl gibi sürelerde borcun ödenmesini istiyor.
Kalkıp Türkiye’ye dönse de ödeyecek bu borcu.
Ancak öğretim görevlilerinin maaşları düşük olduğundan borçları ödemek zor.
Dr. Pamuk "Bu yüzden resmi burslu öğrenciler yurda dönmek yerine yurtdışındaki şirketlerde ve üniversitelerde iş bulmak zorunda" diyor.
Ve ekliyor: "Devlet kendi eliyle beyin göçünü destekliyor".
Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavda üçüncü olan ve halen Teksas A&M Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışan Yardımcı Doç. Dr. Mustafa Mirik’in devlete ödemesi gereken miktar ayda 3 bin 400 dolar. Bu miktar aylık gelirinin altında.
Yine Pamukkale Üniversitesi’nden Yardımcı Doç. Dr. Andım Oben Balce’nın devlete borcu 200 bin dolar.
E-postasında "devletin benim için harcamış olduğu miktar 70 bin dolar" diyor.
Dr. Pamuk, "Bizler banka hortumlamadık, kredi batırmadık, vergi kaçırmadık. Banka hortumcularına bile düşük faiz uygulanırken biz neden cezalandırılıyoruz" diye soruyor.
Verdiğim örnekler gibi mağdur durumda olan iki binin üzerinde kişi varmış. Türkiye’nin en parlak beyinleri bunlar.
Burslu eğitime hak kazanmışlar.
Ama anlaşılmaz uygulamalarla Türkiye’nin onlardan yararlanamıyor.
Ne yazık...
Gila BENMAYOR
Hürriyet Gazetesi
28.02.2006
[1]