Akşam, 23.02.2006
Sayın Burhan Ayeri bizlerle ilgili olarak 23 Şubat 2006 tarihli AKŞAM Gazetesi'nde Nilgün arkadaşımızın mektubunu yayınlamıştır. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
* * *
‘Yurtdışı Bursluları Çözüm Bekliyor’ konusuna da devam edelim.
Columbia Üniversitesi’nden Dr. Ahmet Pamuk, Gökhan Uluderya, eski burslu Can, Deniz Çağlar ve diğer bağrıyanıkların ‘Hadi bitirin şu ıstırabı, tam zamanı’ mesajları çığ gibi. Ayşe N. Kaya milletvekillerine yazdıkları başvuruyu yolladı. Dr. Gülhan Alpargu da aşağı yukarı aynı çizgide bir mail gönderdi. İki ayrı mesajdan ortak bir metin hazırladık. İstenenin Devlet’e yük katma olmadığı meydanda. Ayrıca, bu değerlerimizi yabancı ülkelere kaptırmamış oluyoruz. İşte talepleri. Merak edenler de aydınlanabilir:
“Bizler, Türkiye’deki üniversitelerdeki kadrosuzluk ve imkansızlıklar, beş yıllık doktora sınırlaması veya yaş haddi gibi gerekçelerle, kendi isteğimizle veya zorunlu olarak resmi burslu öğrenci statüsünden çıkmış, fakat devletimizin parasıyla başladığımız eğitimimizi kendi emeğimizle, kimseye yük olmadan tamamlamış veya tamamlamaya çalışmaktayız. Eğitimini tamamlamış birçok üyemiz Amerika’da alanlarında üst seviyelere ulaşmış mühendis, ekonomist, profesör, v.b. unvanlı, toplumda saygın kimselerdir.
Şu an, 1996 senesinden önce kefalet senedi imzalayanlar için yürürlükteki borç hesaplama sistemine göre, resmi öğrenci statüsünden çıktığımız için bize çıkarılan borç tutarları hiçbirimizin ödeyebileceği miktarlarda değildir. Hesaplamalar, “Ana Para + % 50 ceza + Yıllık Resmi Faizler” şeklinde olup bu ceza ve faiz miktarları bize verilen döviz cinsinden bursları da kapsamaktadır. Bir örnekle bu durumu aktaracak olursak:
- Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Hesaplanan Borç Tutarı: 60 Milyar TL (döviz cinsinden ödenen bursların, borcun kesildiği gündeki TL karşılığı, artı Türk Lirası cinsinden yapılan ödemeler).
- Borca Uygulanan Yüzde Elli (% 50) Ceza ile Toplam Borç (Anapara artı Ceza (Tutarı: 90 Milyar TL çıkarılan yasal faiz miktarı: 120 Milyar TL (Bilhassa 2000’lerin başındaki % 60’lık faiz oranları baz alınırsa)
- Toplam borç artı yasal faizi 5 sene içinde bitirilmezse, hakkımızda dava açılıp yasal faiz de toplam borca dahil edilir ve bu miktara bir daha faiz işlemeye başlar. Yani kısacası, faizin faizi.
Bir başka ifadeyle, 60 Milyar TL bursa karşılık geri ödenmesi gereken miktar 210 Milyar TL ve artı olası faizdir.
Bizlere çıkarılan bu astronomik rakamlardan dolayı şu an yüzlerce üyemiz borcunu ödeyemez, ailelerinin yanına gidemez ve kefillerinin yüzüne bakamaz duruma düşmüştür.
Şu anda Meclis Genel Kurulu’nda bekleyen yasanın 1. maddesi bize borcumuzu 1996 senesi ve sonrasında kefalet senedi imzalayanlar gibi dolar üzerinden bire-bir ödeme şartı getirmektedir. Sizden beklentimiz bu adaletsizliği düzeltecek olan yasanın bir an önce Meclis’ten geçirilmesidir.
Adı geçen yasayla hem bizler Türkiye’nin başarılı öğrencileri olarak gönderildiğimiz yabancı memleketlerde maddi ve manevi açıdan daha az mağdur olacağız, hem de Devletimiz bizim için yapılan masrafların tahsilinde zorluklarla karşılaşmayacaktır.
Bu yasayı basın “AF” diye nitelemektedir, ancak görüldüğü gibi bu yasa af değil, borcumuzu adil bir şekilde ödeyebileceğimiz bir uygulama getirmektedir. Lütfen 1. Madde için desteğinizi esirgemeyin.”
Burhan Ayeri
23.02.2006
* * *
Bazıları ülkesini pazarlayıp köşeyi dönerken, binlerce yurt dışı burslusu TBMM’den ışık beklemekte. Yardımcı Doç. Dr. Mustafa Mirik ‘İmdat diyenlerden’. Gülhan Alpargu’nun mesajı yürek yakanlardan. Anne ve babası ilkokul mezunu bile değil ve ‘Altı kardeşten biri’. Satırlarının bir bölümü şöyle: “Ben YÖK bursu alarak 1994 yılında Kanada’ya master ve doktora için geldim. Doktora savunmamı verdikten sonra tezim üzerinde düzeltme yapmam gerekiyordu. Türkiye’deki üniversitem dön talimatı verdi. Fakat tezin düzeltilmesini yapmazsanız doktorayı bitirmiş sayılmıyorsunuz. Benim bilgisayar programı yapma ve en az 25 bin software ihtiyacım vardı. Türkiye’de bu rakamın olmadığı belliydi. Mecburen istifa etmek zorunda kaldım. O şartlarda bu gerekli idi. İşte benim Kanada’da kalma sebebim. Biz kimseye borcumuzu silin demiyoruz. O korkunç faizin kalkmasını ve taksit kolaylığı istiyoruz”.
Okuduğunuz gibi bu insanlarımız kimseye derdini anlatamamakta. Ümitleri Ankara’dan gelecek olumlu haberde. Hiçbiri, Abdullah Gül’ün sözünü ettiği ‘Casusluk bursu alanlar’dan değil!
* * *
Burhan Ayeri
24.02.2006


